|
|
 |
|
Tuncay ÇANGA
|
|
|
2010-03-02
|
|
TAHAMMÜLLERİ YOK
|
|
Şu kesin ve somut bir şekilde ortadaki, bizdeki bazı yöneticiler öfkelerini kontrol etmekte zorlanıyorlar!
Öfke, hem güçlü hem de kontrol edilmesi mümkün bir duygudur.
Toplum içerisinde önemli yerlere gelmiş, toplumu etkileme gücüne sahip ve kendini kanaat önderi olarak görenlerin öfkelerini kontrol etmeleri gerekmektedir.
Hatta öfke kontrolünü öğrenmeleri ve engellemeleri için çaba sarf etmeleri lazımdır.
Tabi sorunlu bir ruh haline sahip değillerse…
Gereksiz yere öfkelenen ve öfkesini umursamaz bir tavır ile sergileyen kişiler genellikle kendilerini “hükümdar” gören kimselerdir.
Oysa bu gereksiz güç gösterisinin kendilerini sıradanlaştırdığının farkında bile değillerdir.
Herkes, hatta en üst düzey yöneticiler bile hiddetlenebilir. Ancak bu üst düzey yöneticilerin öfkelerini ulu orta söylemeye hakları yoktur!
Öfkelerini kontrol edemeyen ve gereken ölçütlerde tepki gösteremeyenler sıradanlaşmaktan kurtulamazlar!
Bu yöneticilerimizden robot gibi davranarak, tepkisiz olmalarını istemiyoruz elbet.
Evet, bazen öfkelenmek de gerekebilir.
Ama öfkenin de bir minval ve ölçütü olmalıdır. Uygun bir şekilde ifa edilen tepki daha doğru olsa gerek.
Belli bir minval ve ölçüte dayanmayan tepkiler, nobran, fasit ve tedavisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilir. Ki; günümüzde bu tür yaraların birçok örneği mevcuttur.
Bu yöneticilerimizin, bazen konuşma tarzlarından bazen de yüz ifadelerinden ne kadar öfkeli oldukları apaçık bir şekilde anlaşılabilir.
Hatta sık sık bu öfkelerini dışa vurmaktan da çekinmezler.
Hiddetlendikleri konu ya da hiddetlenmelerine sebep kişiler de pek önemli değildir onlar için.
Dolayısıyla hiddetle söyledikleri sözlerin kendilerine neler kaybettireceğini de hesaba katmazlar.
Oysa büyüklerin söylediği bir söz vardır; “Öfke ile kalkan zararla oturur.”
Gerçi onlar, “her şeyin en doğrusunu ben bilirim” düşüncesinde oldukları için “zarar etmem” derler ama yine de hatırlatmakta fayda var.
Bilmelidirler ki; birileri ile ters düşseler de, birileri yaptıkları yorumlar ile canlarını sıksa da, “mızıkçılık” yapma hakları yoktur!
Farklı olduklarını iddia edenler gerektiği yerde farklarını ortaya koymalı ve büyük idareci olduklarını ispatlamalıdırlar.
Öyle; elinden şekeri alınmış çocuk gibi mızmızlanmak, eleştiriye tahammülsüz bir görüntü çizip koskoca (!) özgürlük öncüsü kurumu medeniyet dışı, yasakçı bir zihniyete hapsetmek kimsenin hakkı olamaz!
|
382
defa okundu
|
|
|
| Yorumlar
(
1
) |
| SELAM TÜNCAY BEY DOGRU SÖZE NE DENİLİR İDARECİLER OTURDUKLARI MAKAMLARIN GELİP GEÇİCİ OLDUKLARINI İYİ BİLİRLER AYRILDIKLARINDA KİMİSİ ANISIYLA KİMİSİ ANASIYLA AYRILACAKLARININ HESABINIDA BİLİRLER NE MUTLUKİ ANISIYLA AYRILANLARA HİÇ KİMSE UNUTMASINKİ ÖFKE GELİNCE GÖZ KIZARIR ÖFKE GİDİNCEDE YÜZ KIZARIR ONUN İÇİN İDARECİLERİN ÖFKELERİNE HAKİM OLMASI EN BAŞTA GELİR İNSANOGLUNUN KONUŞMAYI ÖGRENEBİLMESİ İÇİN 2 YIL DİLİNİ TUTMASINI ÖGRENEBİLMESİ İÇİNDE 60 YIL GERKLİ OLDUGUNU BİLMEMİZ LAZIM GAZETENİZİN BÜTÜN ÇALIŞANLARINA SELAMLAR SİLGİ KULLANMADAN RESİM ÇİZME SANATINA HAYAT DİYİYORUZ GÜZEL YAZI VE ŞİİRLERİNİ BEKLERKEN YÜREGİNE KALEMİNE SAGLIK NİCE SİLGİSİZ ŞİİR VE YORUMLAR DİLEGİYLE MUTLU YARINLAR |
| 2010-03-10
:
SAYLAN TURHANER
|
|
|
|
|
|
|